Sonses diyor ki!

  • Mersin’in ilk internet haber sitesi olarak 2005 yılında GAZETECİHABER adıyla başladığımız yayın hayatımızı 2010 yılında SONSES.TV ile onurlu ve bağımsız bir yayıncılık ilkesiyle, bu günlere ulaştırdık…

Bu süreç zarfında kenti kötü yöneten siyasiler, bürokratlar, halka çökenler, yolsuzluk yapanlar, arsızlar: ‘Gazeteci’ varlığımızı, nefesimizi hep enselerinde hissettiler…

Geçen süre zarfında, biz doğruluğumuzla, iyi gazeteciliğimizle, mütevaziliğimizle ayakta durduk, durmaya da devam ediyoruz. Bizimle savaşanların, yayınlarımızın aksaması, kapanması için reklam ve ilanlarımızı kesenlerin, haksız dava açanların çoğu bugün terk edildikleri sinekli köşelerinde makus talihleriyle baş başalar.

Yani ‘siyasi mefta’lar!

İyi olanlar da güzellikler içinde önemli mevki ve makamlarda kendilerine yaşam buldular.

Hep sevdiler, sevildiler…

İnternet Gazeteciliğinin yasal hale getirilmesi için yapılan düzenlemelerde, bu işi ciddi yapanlar, yapmayanlar, ayrıştılar. Çokta iyi oldu.

Böylece internet gazetesi enflasyonunun da önüne geçildi.

Basın İlan Kurumunun teşvik ettiği internet gazeteciliği için kadrolu kalifiye elaman çalıştırma zorunluluğuna uyan paralı gazete sahipleri kadrolarında 8 personel çalıştırarak, resmi ilan ile birlikte resmi reklam almayı, beklemeksizin hak kazandılar.

Sonses.tv’nin de resmi ilan alabilmesi için 18 yıldır internet gazeteciliği yapmamıza rağmen, Basın İlan Kurumu tarafından iki yıl bekleme süresi koşulu getirilince ortada kaldık. Çünkü 8 personelin sigortası, vergisi, maaşı, bütçemizin altından kalkacağı bir durum değil.

Böyle olunca, iki gazeteciyi kadromuzda çalıştırmak koşulu ile Basın İlan Kurumunun, Kamu kurum ve kuruluşların resmi reklam vereceği internet gazetesi statüsünü aldık…

Kamu Kurum ve Kuruluşların, Belediyelerin, Odaların Başkan ve Yöneticilerinin reklam ve banner ilanlarına ayırdığı milyarlarca liralık bütçelerini; BİK’in resmen tanıdığı internet gazeteleri arasında da adaletli bir şekilde pay etmeleri gerekmektedir.

Sonses.tv bu günkü zor ekonomik koşullar altında varlığını sürdürebilmek için, milyarlarca liralık reklam ve banner pastasından hak ettiğini almak istemesidir.

Bu pastadan verilecek pay, kimsenin bizlere bahşedeceği bir lütuf ya da avanta değildir.

Her gün en az 3-5 tane haberlerini basın büroları, ya da danışmanları aracılığıyla

yollayıp, haberinin duyurulmasını isteyenlerin, hak olanımızı vermesidir.

Adam kayırmacılık yapan bazı belediye ve odaların basın danışmanlarının da bir gün kapımızı çalacakları günün bilinciyle, yaklaşım göstermeleri; ‘Kraldan fazla kralcı’ olmamalarıdır!

Sevgiyle kalın…

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu