Mersin sahil şeridinde yapılarda endişeli bekleyiş!

TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu uyardı: Mersin yapılaşma stokunun çoğu kıyı şeridinde yer almaktadır. Bu bölümlerin zemini alüvyon olup yeraltı su seviyesi yüksektir ve sıvılaşma riski bulunmaktadır.

TMMOB Mersin Deprem Raporu’nu kamuoyuna açıkladı

İlk Yayın : 9 Nisan 2023 – Son Güncelleme 9 Nisan 2023, 19:33

TMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği) Mersin İl Koordinasyon Kurulu, üzerinde titizlikle çalıştığı Mersin Deprem Raporu’nu kamuoyuna açıkladı.

(ACİL HABER)-Ülkemizin acı gerçeği depremle ilgili önlemlerin alınması ve gelecekte olası can kayıplarının en aza indirilmesi için TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, kentimizle ilgili hazırladığı deprem raporuyla ilgili bilgilendirme sunumu yaptı. Mimarlar Odası Mersin Şube Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sunumda slayt eşliğinde yapılırken açılış konuşmasını TMMOB İl Koordinasyon Sekreteri İbrahim Yücesoy yaptı. Daha sonra söz alan Jeoloji Mühendisleri Odası Mersin İl Temsilcisi Erkan Demir ise raporu detaylı bir şekilde kamuoyuna açıkladı. Raporda ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatılarak Alp-Himalaya tektonik kuşağı içinde yer alan Türkiye’nin sınırları içerisinde çok sayıda deprem üreten fay hattı bulunduğu ifade edildi. “Ülkemizdeki yerleşim birimlerinin çoğunluğu bu fay hatlarının üzerinde, yakınında veya etki alanında kurulmuştur. Bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeği ile milyonlarca yıldır depremlerle sarsılmış olan Anadolu mikro plakasının gelecekte de sarsılacağı aşikardır” denilen raporda şu bilgilere yer verildi:

“DEPREM ZARARLARINI EN AZA İNDİREBİLİRİZ”

“Bu gerçekten hareketle tüm Dünya’da kabul edilen ortak yaklaşım, deprem yıkıcı etki alanı içerisinde olduğu tahmin edilen yerlerde depremin vereceği hasarı en aza indirmek için gerekli çalışmaların yapılmasıdır. Burada temel sorun zararlarının nasıl azaltılabileceğidir. Depremlerde can ve mal kayıplarının en aza indirilmesi, sürdürülebilir gelişmenin en önemli bileşenlerinden biridir. Ancak 6 Şubat 2023 depremleri göstermiştir ki ülke olarak deprem zararlarını minimize edecek sürdürülebilir uygulamaların çok uzağındayız. Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler risk yönetimi acısından deprem öncesine ve sonrasına yeterli düzeyde hazır olmadığımızı açığa çıkarmıştır. Bu yaşanan depremler ile oluşan hasarlar değerlendirildiğinde yanlış yer secimi, fay hatları üzerine ve zemin koşullarına uygun yapılmayan yapılar, düşük yapı kalitesi, yapı üretim süreçlerinde ki denetimsizlik, zemin büyütmesi ve sıvılaşma gibi unsurlar büyük yıkıma sebep olmuştur. Bu unsurların tamamını göz önünde bulundurursak deprem zararlarını en aza indirebiliriz. Örneğin yapı kalitesi iyi olup sıvılaşma potansiyeli olan zeminler üzerine yapılmış yapılarda deprem sırasında sıvılaşma meydana gelmekte ve zeminin taşıma gücü kaybına bağlı olarak yapılarda devrilme, eğilme ve zemine gömülme gibi sonuçlar meydana gelmektedir. Nitekim 6 Şubat 2023 depremlerinde zemin sıvılaşmasına bağlı can ve mal kayıpları bir çok bölgede yaygın olarak görülmüştür. Bu durum kentsel alanların yer seçiminde zemin özelliklerinin dikkate alınıp mikro bölgeleme çalışmalarının önemini ortaya koymaktadır. “

“ÖNCELİKLE RİSK HARİTALARININ YAPILMASI GEREKMEKTEDİR”

Mersin il merkezi de jeolojik özelliklerinden dolayı mikro bölgeleme o yapılması gereken bir alandır. Mersin yapılaşma stokunun çoğu kıyı şeridinde yer almaktadır. Bu bölümlerin zemini alüvyon olup yeraltı su seviyesi yüksektir ve sıvılaşma riski bulunmaktadır. Deprem dalgaları bu tür zeminler tarafından büyüterek binalara iletilir. Alüvyon zeminlerde aynı zamanda zemin büyütmesi olarak tanımlanan olay meydana gelir ve alüvyon zemin üzerindeki yapılar kaya üzerindekilere göre depremi daha şiddetli olarak hissederler ve hasar alırlar. Biliyoruz ki deprem gibi tüm doğa kaynaklı afetlerle (heyelan, sıvılaşma, kaya düşmesi ve sel) baĢ edebilmenin tek yolu riskleri belirlemek ve önlem alarak yönetmekten geçmektedir. Bunun için de NİSAN 2023 öncelikle risk haritalarının yapılması gerekmektedir. Bu çalışma Mersin sahil şeridi yerleşimi için olası deprem etkileri ve zemin risklerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. “

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Sunulan raporun sonuç ve değerlendirme kısmında ise şu ifadeler yer aldı: “TMMOB Mersin İl koordinasyon Kurulu olarak bölgemizde gerçekleşen depremlerin kentimize olan etkileri ile birlikte bir deprem sürecinde yapılması gerekenleri rasyonel ve bilimsel olarak meslek odaları tarafından hazırlamış olduğumuz raporla kamuoyuna aktarmaktayız. Bizler gelecekte kentimizde bölgemizde yaşanan benzer acıların yaşanmaması için hem vatandaşlarımızı hem de merkezi ve yerel yönetimleri sağlıklı ve güvenli kentler oluşturmak için proje üretmeye davet ediyoruz.  TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kuruluna bağlı meslek odaları olarak kentlerden bağımsız olmayan, tarım alanlarının korunduğu, sürdürülerek gelecek nesillere aktarılması gereken orman, mera alanları, tabiat ve milli parklar, sahil alanlarının korunarak sağlıklı bir çevrede güvenilir mekanlar da insanların hayatını sürdürmesi için yapılacak her projeye gönüllülük esasına göre her türlü bilimsel ve rasyonel desteği vermeye hazır olduğumuzu kamuoyuna beyan ederiz.”

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu